top of page

Yeni Malikin Gereksinimi Sebebiyle Tahliye Süreci Ve Hukuki Esaslar

  • 29 Nis
  • 4 dakikada okunur
Yeni malikin gereksinimi sebebiyle tahliye davası ihtarname süreci ve hukuki koruma yöntemleri

Gayrimenkul yatırımı yapmak veya bir konut sahibi olmak, bireyler için ekonomik anlamda en önemli dönüm noktalarından biridir. Ancak satın alınan taşınmazın içinde halihazırda bir kiracı bulunması, yeni mülkiyet hakkı ile mevcut kira sözleşmesi arasında hukuki bir denge kurulmasını zorunlu kılar. Türk Borçlar Kanunu, mülkiyet hakkını korurken kiracının barınma hakkını da gözeterek, yeni malike belirli şartlar altında tahliye talep etme imkanı tanımıştır. Bu süreçte doğru adımları atmak, sadece mülkiyet hakkını kullanmak değil, aynı zamanda olası hak kayıplarına karşı en güçlü hukuki güvence yöntemidir. Eskişehir hukuk büroları nezdinde takip edilen davalarda en sık karşılaşılan uyuşmazlıklar arasında yer alan bu konu, sürelerin takibi açısından hata kabul etmeyen bir yapıya sahiptir.


Adım Adım Tahliye Süreci: Mülkiyetin Kazanılmasından Evin Boşaltılmasına


İçinde kiracı bulunan bir taşınmazın edinilmesi durumunda yasal süreç belirli bir prosedür çerçevesinde yürütülür. Bu sürecin adımları şu şekilde özetlenebilir:

Süreç, tapu devrinin gerçekleştiği günden itibaren başlar. İlk aşamada, yeni malikin ihtiyacını ve mülkiyet durumunu içeren ihtarname, noter kanalıyla kiracıya bir ay içerisinde tebliğ edilmelidir. Bu aşama, yasal sürenin başlatılması için zorunludur.

İhtarnamenin tebliğinden sonra kanun tarafından öngörülen altı aylık bekleme süresi başlar. Bu dönemde kiracı, taşınmazı kullanmaya devam ederken kira bedellerini yeni malike ödemekle yükümlüdür. Altı aylık sürenin sonunda taşınmaz boşaltılmamışsa, yargı aşamasından önceki son durak olan zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılır.

Arabuluculuk görüşmelerinde tarafların uzlaşamaması halinde, yetkili Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde tahliye davası ikame edilir. Yargılama sırasında ihtiyacın samimiyeti ispatlandığında, mahkeme tahliye kararı verir. Bu kararın icrası ile birlikte mülkiyet hakkı üzerindeki kısıtlamalar kalkar ve taşınmazın kullanım hakkı yeni malike geçer.


Yeni Malikin İhtiyacı Sebebiyle Tahliye Davasında İhtarname ve Kritik Süreler


Türk Borçlar Kanunu’nun 351. maddesi, taşınmazı sonradan edinen kişiye iki farklı seçimlik hak tanımaktadır. Bu haklardan ilki ve uygulamada en sık başvurulanı, edinme tarihinden itibaren başlayan özel süreli yoldur. Kanun maddesine göre, taşınmazı satın alan kişi; kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için burayı konut veya işyeri olarak kullanma zorunluluğuna sahipse, edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmelidir.

Bu bir aylık süre, yeni malik için sürecin en kritik halkasıdır. Bu süre içinde gönderilecek ihtarname, kiracıya yeni malikin mülkiyeti kazandığını ve gereksinimi olduğunu resmi olarak tebliğ eder. Bir aylık süre içinde ihtarname gönderilip kiracıya ulaştıktan sonra, yeni malik kira sözleşmesini altı ay sonra açacağı bir dava ile sona erdirebilir. Burada dikkat edilmesi gereken temel husus, altı aylık bekleme süresinin ihtarnamenin tebliğinden değil, taşınmazın edinme tarihinden itibaren işlemeye başlamasıdır.

Eskişehir avukat desteğiyle yürütülen bu süreçte ihtarnamenin içeriği de büyük önem taşır. İhtarnamede ihtiyacın kimin için olduğu ve hangi amaçla (konut/işyeri) kullanılacağı net bir şekilde belirtilmelidir. Eğer malik bir ay içinde ihtarname göndermezse, altı aylık sürenin sonunda dava açma hakkını o dönem için kaybeder. Kanun ikinci bir seçenek olarak; yeni malikin, gereksinim sebebiyle sözleşmeyi sona erdirme hakkını sözleşme süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde açacağı dava yoluyla da kullanabileceğini düzenlemiştir. Ancak bu yolun tercih edilmesi halinde de sözleşmenin kendiliğinden yenilenmesini engellemek ve tahliye iradesini saklı tutmak adına kanunen bildirimde bulunulması ve ihtar çekilmesi yasal bir zorunluluktur.


Kira ve Tahliye Davalarında Zorunlu Arabuluculuk Süreci Nasıl İşler?


1 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe giren yasal düzenleme ile birlikte, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar dava şartı olan zorunlu arabuluculuk kapsamına alınmıştır. Bu durum, yeni malikin gereksinimi sebebiyle açılacak tahliye davaları için de geçerlidir. Altı aylık bekleme süresi dolduktan veya kira sözleşmesinin sonu geldikten sonra doğrudan mahkemeye başvurmak mümkün değildir.

Arabuluculuk aşaması, tarafların bir araya gelerek uyuşmazlığı mahkeme dışında çözmelerine olanak tanıyan profesyonel bir süreçtir. Bu aşamada bir kira avukatı ile temsil edilmek, tekliflerin yasal sınırlar içinde değerlendirilmesi açısından kritik önemdedir. Arabuluculuk görüşmelerinde bir anlaşmaya varılamazsa, arabulucu tarafından düzenlenen anlaşamama tutanağı dava dilekçesine eklenerek tahliye davası açılabilir. Arabuluculuk sürecini işletmeden doğrudan dava açılması, davanın usulden reddedilmesine neden olacağı için mülkiyet sahiplerinin bu adımı eksiksiz tamamlaması gerekir.


Tahliye Davalarında Yetkili ve Görevli Mahkeme Hangisidir?


Hukuk sistemimizde kira uyuşmazlıklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi’dir. Yeni malikin ihtiyacı nedeniyle açılacak tahliye davasında da görevli merci burasıdır. Yetkili mahkeme ise genel kural uyarınca, kiralanan taşınmazın bulunduğu yerdeki mahkemedir. Eskişehir sınırları içerisinde yer alan bir taşınmaz için açılacak davada Eskişehir Sulh Hukuk Mahkemeleri yetkilidir.

Eskişehir’de mülkiyet hukuku alanında uzmanlaşmış bir tahliye avukatı, davanın ispatı noktasında sunulacak delilleri titizlikle hazırlar. Mahkeme, yeni malikin ihtiyacının gerçek, samimi ve zorunlu olup olmadığını incelerken mevcut barınma koşullarını, mülkiyet sahibinin başka bir taşınmazının olup olmadığını ve sosyal durumunu göz önünde bulundurur. Henüz doğmamış veya gerçekleşmesi şüpheli bir ihtiyaç, yargılama makamları tarafından tahliye kararı verilmesi için yeterli kabul edilmemektedir.


Sonuç ve Değerlendirme


Yeni malikin gereksinimi sebebiyle tahliye süreci, mülkiyet hakkının en somut tezahürlerinden biri olsa da kiracının haklarıyla dengelenmiş bir süreçtir. Bir aylık ihtar süresinin kaçırılması veya usulüne uygun yapılmayan bildirimler, haklı olan malikin davasının reddedilmesine yol açabilir. Ayrıca, tahliye davası sonunda taşınmazın boşaltılması durumunda malikin, haklı bir sebep olmaksızın taşınmazı üç yıl boyunca eski kiracısından başkasına kiralayamayacağı yönündeki yeniden kiralama yasağı da dikkatle izlenmelidir.

Mülkiyet hakkınızın korunması ve kira uyuşmazlıklarının hukuki bir zemin üzerinde çözümlenmesi için yasal prosedürlerin eksiksiz uygulanması şarttır. Eskişehir ve çevresindeki taşınmazlarınızla ilgili tahliye süreçlerinde hak kaybı yaşamamak adına profesyonel destek alabilir, yasal süreçleri en verimli şekilde yönetebilirsiniz.


Detaylı Bilgi ve İletişim


Kira hukuku, yeni malikin hakları ve tahliye davaları konusunda profesyonel hukuki destek almak ve size özel bir yol haritası oluşturmak için ofisimizle iletişime geçebilirsiniz. Haklarınızın hukuki koruma altında kalması ve sürecin şeffaf bir şekilde sonuçlandırılması için profesyonel kadromuzla yanınızdayız.


 

Yorumlar


    Eskişehir Avukat                 Arabulucu           Büşra Seklice

busraseklice@gmail.com

0222 408 48 88

©2023, Avukat Büşra Seklice

bottom of page