top of page

İŞ KANUNU MADDE 24: İŞÇİNİN HAKLI NEDENLE FESHİ

  • 18 Mar
  • 4 dakikada okunur
Eskişehir iş mahkemesi savunma dilekçesi, işçi hakları avukatı ihtarname hazırlığı.

İş hayatının dinamik yapısı içinde işçi ve işveren arasındaki ilişki her zaman sağlıklı ilerlemeyebilir. Hukuk sistemimiz, zayıf konumda olan işçiyi korumak ve çalışma barışını sağlamak amacıyla işçiye belirli haklar tanımıştır. Bu hakların en etkilisi, İş Kanunu Madde 24 bünyesinde düzenlenen 'İşçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı'dır. Bu madde, işçiye bildirim süresini (ihbar süresini) beklemeksizin, sözleşmesini anında sonlandırma ve yasal haklarını talep etme yetkisi verir.


Ancak, bu hakkın kullanımı, sadece bir dilekçe vermekle bitmeyen, ciddi bir ispat süreci ve hukuki strateji gerektiren bir yoldur. Yanlış bir adım, işçinin haklıyken haksız duruma düşmesine ve kıdem tazminatı gibi temel alacaklarını kaybetmesine neden olabilir. Bu nedenle sürecin bir Eskişehir işçi avukatı rehberliğinde yönetilmesi, hak kayıplarının önüne geçmek için hayati önem taşır.


İŞ KANUNU 24. MADDE KAPSAMINDA HAKLI FESİH NEDENLERİ


Kanun koyucu, işçinin derhal fesih hakkını üç ana başlık altında toplamıştır. Kanun koyucu, işçinin derhal fesih hakkını üç ana başlık altında toplamıştır. İş Kanunu Madde 24 uyarınca fesih nedenleri şunlardır:


1. Sağlık Sebepleri (Madde 24/I)


İşin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli bir durumun ortaya çıkması durumunda işçi haklı fesih hakkını kullanabilir. Ayrıca, işverenin veya işçinin yakından temas ettiği bir başka çalışanın bulaşıcı bir hastalığa yakalanması da bu kapsamdadır. Burada önemli olan husus, hastalığın işçinin işiyle bağdaşmaması veya hayati tehlike arz etmesidir. İş sağlığı ve güvenliği (İSG) kurallarının ihlali neticesinde oluşan riskler, bu başlık altında titizlikle değerlendirilmelidir.


2. Ahlak ve İyiniyet Kurallarına Aykırılık (Madde 24/II)


Uygulamada Eskişehir hukuk büroları nezdinde en çok dava konusu edilen ve en geniş yelpazeye sahip başlık budur. İşçinin bu maddeye dayanarak fesih yapabilmesi için şu durumlardan birinin varlığı yeterlidir:


  • Ücretin Ödenmemesi: İşçinin temel ücretinin yanı sıra fazla mesai, hafta tatili, genel tatil ücreti veya prim gibi yan haklarının kanuna veya sözleşmeye uygun olarak ödenmemesi, en güçlü fesih nedenidir. Yargıtay yerleşik içtihatlarında, ücretin bir gün bile geciktirilmesinin İş Kanunu Madde 24 kapsamında haklı fesih imkanı tanıdığını belirtmektedir.


  • Mobbing ve Psikolojik Taciz: İşyerinde işçinin sistemli bir şekilde baskı altına alınması, dışlanması veya aşağılanması haklı fesih nedenidir.


  • Cinsel Taciz: İşçinin bizzat işveren tarafından veya bir başka çalışan tarafından tacize uğraması ve işverenin bu durumu bildirmesine rağmen gerekli önlemleri almaması hali.


  • Çalışma Şartlarının Uygulanmaması: İş sözleşmesinde belirtilen görev tanımının dışına çıkılması, işçinin rızası dışında daha düşük bir pozisyona verilmesi veya çalışma saatlerinin tek taraflı olarak ağırlaştırılması "çalışma şartlarında esaslı değişiklik" teşkil eder ve haklı fesih hakkı doğurur.


3. Zorlayıcı Sebepler (Madde 24/III)


İşçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek doğal afet, salgın veya benzeri zorlayıcı sebeplerin ortaya çıkması halinde işçi, sözleşmesini derhal sonlandırabilir.


HAKLI FESİHTE İHTARNAME SÜRECİ VE İSPAT YÜKÜ


Haklı nedenle fesih kararı alan bir işçinin yapması gereken ilk adım, feshin gerekçelerini açıkça belirten bir ihtarnamenin noter kanalıyla işverene gönderilmesidir. Noter ihtarnamesi, feshin hangi tarihte ve hangi gerekçeyle yapıldığını ispatlayan en güçlü delildir. İşçi hakları avukatı desteğiyle hazırlanan bir ihtarname, ileride açılacak bir davada ispat yükünün daha kolay aşılmasını sağlar.


İş davalarında genellikle ispat yükü işverendedir; ancak işçi, iddiasını desteklemek amacıyla tanık beyanları, banka kayıtları, WhatsApp mesajları veya e-posta yazışmaları gibi her türlü yasal delili mahkemeye sunabilir. Özellikle mobbing ve ücret alacağı iddialarında tanık beyanları davanın seyrini değiştiren en önemli unsurdur.


HAKLI FESİH HALİNDE KIDEM TAZMİNATI VE DİĞER ALACAKLAR


Birçok işçi, "istifa edersem tazminat alamam" korkusuyla haksızlıklara boyun eğmektedir. Oysa İş Kanunu 24. madde uyarınca yapılan fesihler teknik olarak bir "istifa" değil, "haklı nedenle fesih"tir. Bu ayrım hukuken çok kritiktir.


İşçi sözleşmesini haklı bir nedene dayanarak feshettiğinde, bir yıllık çalışma süresini de doldurmuşsa kıdem tazminatına eksiksiz hak kazanır. Bununla birlikte yıllık izin ücretleri, ödenmeyen fazla mesailer ve diğer tüm işçilik alacakları da talep edilebilir. Ancak haklı fesih yapan işçi, kendisi ayrıldığı için ihbar tazminatı talep edemez. Tazminat süreçlerine ilişkin daha kapsamlı bilgi ve güncel hesaplamalar için Kıdem Tazminatı ve Şartları başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.


İŞÇİNİN HAKLI FESİH DAVALARINDA ARABULUCULUK ZORUNLULUĞU


7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile birlikte, iş hukukundan kaynaklanan tazminat ve alacak taleplerinde arabuluculuk dava şartı haline gelmiştir. Yani işçi, davasını açmadan önce arabulucuya başvurmak zorundadır. Bu aşama, uyuşmazlığın mahkeme sürecine girmeden, tarafların anlaşmasıyla hızlıca çözülmesini amaçlar.


Arabuluculuk görüşmelerinde işçinin bir Eskişehir avukat tarafından temsil edilmesi, haklarını bilerek masaya oturmasını sağlar. Arabuluculuk tutanağı ilam niteliğinde bir belgedir; bu nedenle tutanak imzalanırken hangi alacak kalemlerinin dahil edildiği, hangi kalemlerden feragat edildiği büyük titizlikle incelenmelidir.


İŞÇİ HAKLI FESİH DAVASINDA YETKİLİ VE GÖREVLİ MAHKEME


Eğer arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamazsa, dava süreci başlar. İş hukukundan kaynaklanan bu tür uyuşmazlıklarda görevli mahkeme İş Mahkemeleri'dir. Yetkili mahkeme ise;

  1. Davalının (işverenin) yerleşim yeri mahkemesi,

  2. İşin yapıldığı yer mahkemesidir.

Örneğin; işyeri Eskişehir’de bulunan bir çalışan için yetkili yargı mercileri Eskişehir İş Mahkemeleri’dir. Eskişehir’deki yerel mahkeme uygulamalarını ve delil toplama süreçlerini bilen bir Eskişehir işçi avukatı, davanın profesyonel bir şekilde takibini gerçekleştirir.


SONUÇ VE PROFESYONEL SAVUNMANIN ÖNEMİ


İş Kanunu 24. madde, işçiye çok güçlü bir silah vermiş olsa da, bu silahın yanlış kullanımı telafisi güç zararlar doğurabilir. Fesih gerekçesinin kanuna uygunluğu, 6 iş günlük hak düşürücü sürelere uyum ve ispat araçlarının eksiksizliği davanın kazanılmasındaki anahtar unsurlardır.


HAK KAYBI YAŞAMAMAK İÇİN SAVUNMANIZA ÖNEM VERİN


Haklı nedenle fesih süreci, noter ihtarlarından arabuluculuk görüşmelerine ve nihayetinde mahkeme salonlarına uzanan, her adımında hukuki bilgi ve tecrübe gerektiren bir süreçtir. İş hayatında karşılaştığınız haksızlıklara karşı sessiz kalmak zorunda değilsiniz. Tazminat ve diğer tüm işçilik alacaklarınızın eksiksiz tahsil edilmesi, geleceğinizin teminat altına alınması için yanınızdayım. Eskişehir’de ceza ve iş hukuku alanındaki birikimimle her dosyanıza aynı titizlikle yaklaşıyor, haklarınızı korumak için en güçlü savunma stratejisini kuruyorum.



Yorumlar


    Eskişehir Avukat                 Arabulucu           Büşra Seklice

busraseklice@gmail.com

0222 408 48 88

©2023, Avukat Büşra Seklice

bottom of page